Siz de bizim gibi gezmeyi çok seviyorsanız, keşfedilecek ne kadar çok yer olduğunun farkındasınızdır. Eğer farkında değilseniz, farkındalığınızı arttırmak için bir dünya haritası yeterli. Dünya haritasına baktığınızda, ülkelerin adlarını, başkentlerini, büyük şehirlerini görürsünüz. Gerçi bazı ülkeler o kadar küçüktür ki sadece ülke adları yazar. Aşağıda listelediğimiz şehirler ise o haritalarda pek görünmez. Ülke adını söylediğinizde o şehirler akla gelmez. Ama bu durum bilinen şehirlerden kötü oldukları anlamına da asla gelmez.

Bergamo, İtalya

Bergamo, Kuzeybatı İtalya’nın Lombardiya bölgesinde, Milano’nun 40 kilometre kuzeydoğusunda bulunuyor. Şehir, Citta Alta ve Citta Bassa olarak ikiye ayrılmış. Yukarı şehir yani Citta Alta şehrin eski kısmı. Citta Bassa ise aşağı şehir anlamına geliyor ve şehrin modern kısmını oluşturuyor. Şehrin iki kısmı füniküler ile bağlanmış. Yukarı şehri çevreleyen duvarlar içinde görülecek pek çok yer bulunuyor. 1131’de yapılmış olan şato Rocca, şehir meydanı Piazza Vecchia, hükümet sarayı olarak kullanılan Palazzo della Ragione, 17. yüzyılda başlanan ancak 1926’de tamamlanabilen bir kütüphane olan Palazzo Nuovo, şehrin en önemli dini yapısı olan Santa Maria Maggiore Bazilikası mutlaka görülmesi gereken yerler. Bergamo Botanik Bahçesi de şehir turunuzda güzel duraklardan biri olabilir.

 

Cadiz, İspanya

cadiz

Bir liman kenti olan Cadiz, İspanya’nın güneybatısında, Endülüs bölgesinde bulunuyor. Liman kenti olmasının yanında, İspanya donanmasına ev sahipliği yapması şehre ayrı bir önem kazandırıyor. Tarihi eserleriyle ve Flamenko müziğinin en önemli merkezi olmasıyla Cadiz, mutlaka görülmesi gereken bir şehir. Üç katlı ve geniş bir koleksiyona sahip olan Cadiz Müzesi, görkemli bir katedral olan Cadiz Katedrali, kimler tarafından ne zaman yapıldığı bilinmeyen Aziz Sebastian Kalesi, barok tarzda inşa edilmiş olan Tavira Kulesi şehirde görülmesi gereken yerlerin başında geliyor. Aziz Felipe Neri Kilisesi ise şehirde bulunan diğer önemli bir dini yapı ve liberalizmin mabedi olarak anılıyor.

Opatija, Hırvatistan

opatija

Adriyatik kıyısında bulunan Opatija, popüler bir tatil yeri. Hem kış, hem yaz tatili için bu güzel şehri tercih edebilirsiniz. Kayalık sahilinin güzelliği ve defne ormanlarının cazibesi bu şehri gidilmesi gereken rotalar arasına eklemek için yeterli sebepler. Şehrin tarihi 14. yüzyılda buraya manastır yapılmasıyla başlıyor. Opat (papaz) kelimesinden şehrin adı türemiş. 19. yüzyılda komşu kent Rjeka’dan zengin bir kişinin Opatija’da konak yaptırmasıyla şehrin çehresi değişmeye, şehir zenginlerin uğrak yeri olmaya başlamış. Güzel bir akşam yemeğinden sonra kordonboyunda yürüyüş yapmanızı tavsiye ediyoruz.

Nantes, Fransa

nantes

Fransa’nın batısında bulunan Nantes, Atlantik kıyılarından 50 kilometre kadar içeride Loire Nehri ve Erdre Nehri’nin birleştiği yerde, Loire Nehri halicinde kurulmuş. Buraya geldiğinizde de göreceksiniz ki, Nantes oldukça ferah bir şehir. Şehrin tarihi merkezi ve Loire Nehri ortasındaki ada, şehirde gezilmesi gereken noktalar. Bretonya Dükleri Şatosu’nda Nantes Tarih Müzesi’ni görebilirsiniz. Gotik tarzda inşa edilmiş Saint Pierre Katedrali ve zengin koleksiyona sahip Güzel Sanatlar Müzesi ile şehir turuna devam edebilirsiniz. Heykelleri ve tasarımıyla dikkat çeken Pommeraye Pasajı, Erdre Nehri’ndeki Versay Adası diğer gezilebilecek yerler. Jules Verne’nin bir kitabını büyük ihtimalle okumuşsunuzdur. Ona ithaf edilen müzeyi de Nantes’da ziyaret edebilirsiniz.

Tromso, Norveç

tromso

Dünyanın en kuzeyinde bulunan şehirlerden, kuzey ışıklarının seyredilebileceği en iyi yerlerden biri Tromso. Eski ahşap evleri, kendine özgü doğası, müzeleri ve bilim merkezleri ile Tromso farklı bir şehir. Kırmızı ahşap kilisesi, modern mimariye sahip katedrali dışında botanik bahçesi de mutlaka görülmeli.