Şehirler sadece ünlü yapıları, caddeleri ve meydanlarıyla değil, doğal güzellikleriyle de insanları çağırır. O şehrin bulunduğu coğrafyada doğanın sunduğu nimetlerden yararlanırken, şehrin ruhunu da yakalamak mümkün olur. Denizsiz tatil yapamam diyenlerdenseniz, yazımız tam size göre. Afrika’dan Amerika’ya, Avrupa’ya kadar dünyanın dört bir tarafından kumsallarıyla ünlü şehirleri sizin için yazdık.

Cape Town, Güney Afrika

cape-town

Afrika kıtasının Avrupa’ya en uzak ucunda bulunan Cape Town; Afrika, Hollanda ve İngiliz kültürlerinin egemen olduğu bir şehir. Teleferik ile Masa Dağı’na çıkmak, Ümit Burnu’na gidip 1860 yılında yapılmış olan deniz fenerini görmek haricinde kumsallarında da harika vakit geçirebileceğiniz Cape Town, kara kıta olarak bilinen Afrika’dan tamamen farklı bir şehir. Şehrin en önemli plajı Camps Bay. Şehre sadece 10 dakika uzaklıktaki kumsal boyunca uzanan Victoria Road Caddesi’nde alışveriş merkezleri, oteller, restoranlar ve eğlence mekanları bulunuyor. Boulders Plajı ise Cape Town’ın dışında yer alıyor. Afrika penguenlerine ev sahipliği yapan plajda, bu penguenlerle yüzmek eşsiz bir deneyim.

Miami, ABD

miami

Güneyi düzlük, ortası ve kuzeyi tepelik olan Florida eyaletinin Atlas Okyanusu kıyısındaki bölümü 933 kilometre, Meksika Körfezi’ne kıyı olan bölümü ise 1239 kilometrelik bir alana uzanıyor. Atlas Okyanusu kıyısındaki Miami, Florida’nin en büyük ikinci kenti. Bembeyaz kumsallarıyla ünlü şehirde birçok güzel plaj bulunuyor. Miami Beach, sahilleri ve denizi dışında eğlence hayatıyla da ilgi çekiyor. Batıda bulunan Palm, Star ve Hibiscus adalarının parıltılı ve lüks yaşamlara ev sahipliği yaptığı kumsalların kenarında dünyaca ünlü markaların ürünlerini satın alabilirsiniz. South Beach diğer güzel bir alternatif. South Beach’in Miami Beach’ten farkı ise trafiğe kapalı alandaki sanat galerileri, müzeler ve ilginç mimariye sahip binalar. Daha sakin bir plaj arıyorsanız Virginia Key Plajı size göre. Rickenbacker Causeway kenarında ve Miami Seaquarium yakınlarındaki plajda Miami’nin eşsiz kumsallarının tadını huzurlu bir ortamda çıkarabilirsiniz.

Rio de Janeiro, Brezilya

rio

Cidade Maravilhosa yani “harikulade şehir” olarak anılan Rio de Janeiro, Brezilya’nın ikinci büyük kenti. Şehirde Ipanema, Copacabana ve Leblon gibi önemli kumsallar bulunuyor. Ipanema, pahalı otelleri ve gece hayatıyla biliniyor. Kumsaldan artakalan zamanlarda, kumsalın kenarında dizili palmiye ağaçları gölgesinde vakit geçirmek mümkün. Copacabana, yaklaşık 4 kilometre uzunluğunda bir kumsal. Posto Dois ile Posto Seis arasındaki bölgede yer alıyor. Plajın her iki ucunda tarihi kaleler mevcut. 1914 yılında yapılan Fort Copacabana, Posto Seis’in güney ucunda, 1779 yılında yapılan Fort Duque de Caxias ise kuzey ucunda bulunuyor. Plaj boyunca oteller, restoranlar, eğlence yerleri ve rezidanslar görülebilir. Kordondaki kaldırımlar geometrik dalgalı şekli ve siyah beyaz rengiyle ünlü.  Leblo, şehrin metrekaresi en değerli olan bölgesi. Daha az turist olması sebebiyle daha sakin olan Leblon’da, genelde gelir seviyesi yüksek olan insanlar bulunuyor.

Barselona, İspanya

barselona

İspanya – Fransa sınırının yaklaşık 150 kilometre güneyinde bulunan Barselona, ülkenin Akdeniz kıyısındaki en önemli limanı durumunda. Bu şehirde plajlar, şehrin merkezinde diyebiliriz. Şehre en yakın olan plaja, şehrin en işlek caddesi olan La Rambla Caddesi’nin sonundan yürüyerek 15 dakikada ulaşabilirsiniz. Burada Sant Sebastia ve Barceloneta plajları bulunuyor. Port Olimpic’in her iki yanında toplamda 4,5 kilometre uzunluğunda 9 plaj var. Bu plajlar 1992 yılında düzenlenen olimpiyatlar sayesinde şehre kazandırılmış. Genel olarak plajlara yürüyerek ve metroyla rahatça ulaşılabilir. Su sporları ile ünlü olan Nova Icaria Plajı şehrin en geniş kumsallarından biri olarak tercih edilebilir.